Mahallemiler 1.Bölüm

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
 

MARDİN ARAPLARI VE MAHALLEMİLER (1. Bölüm)

Mahallemi.net; Hocam Hoş geldiniz, Röportaj isteğimizi kırmadığınız için teşekkür ederiz.

Dç.Bahaeddin Budak;*Hoş bulduk ben teşekkür ederim.

Merhaba öncelikle sizleri tanımak isteriz,bize kısaca kendinizden bahsedermisiniz?

Adım Bahaeddin budak 1968 veya 1969 Mardin savur kazası tokluca köyü,kendi dilimizle Cevzé köyünde doğdum.5-6 yaşlarında Hollanda’ya hicret ettik.Hollanda da ilkokul ortaokul okuduktan sonra,Suriye’ye gittim Suriye’de 1 yıl medrese eğitimi gördüm,daha sonra Türkiye’de İzmir imam hatip lisesinde okudum,lise diplomasını aldıktan sonra Hollanda’ya geri döndüm,orda üniversite okudum,Arap dili ve İslami ilimler bölümünü ve aynı bölümde mastırımı yaptım,şu anda IN HOLLAND üniversitesinde din dersi öğretmeni ve imam yetiştirme fakültesinde Doçent olarak çalışıyorum.

1-Mahallemi(Imhallemi) kelimesi hangi anlama geliyor, gerçek telaffuzu nasıldır ve kelime olarak nereden türemektedir?

      Mahallemi "mim(م‎)" ve  "ha(ﺤ‎)" harflerinin telaffuz edilmesiyle okunur,en azından yöredeki insanlar kendisine Mahallemi diyor.Mahallemi kelimesinin nerden geldiğine dair yüzde yüz bir şey ifade etmek belki mümkün değil ama ilmi araştırmalar bu kelimenin anlamı hakkında ufak bilgi verme imkanı bizlere sunuyor.Tarihte özellikle "Lisenul Arab" dediğimiz çok önemli bir Arapça sözlük değil de,ansiklopedik bir sözlük dediğimiz bir ansiklopedi var orda Mahallemi kelimesini farklı şekilde bize anlatıyor,hem şahıs ismi olarak biliniyor tarihte,hem de yer ismi olarak biliniyor.Hatta Bahreyn civarında Mahallem adı altında  bir su kuyusu olduğunu söylüyor,aynı zamanda Emeviler döneminde "El Mahallemi" yani bir nisbedir,nasıl birisi mesela Bursalı diyorsun,veyahut İstanbullu.. Burada da "El Mahallemi adı altında zamanında Emevilere karşı isyanlar başlatan bir şahıs  biliyoruz, o şahıs Mardin ve civarında bu isyanı yaptı.Tabi Emeviler döneminde ki isyanların hepsine Harici isyanı denilmekte,yani Harici bir topluluk olarak biliniyor,ama bildiğimiz HZ. Ali dönemindeki Haricilerle bir alakaları yok,yani fikren düşünce olarak bir alakaları yok,sadece Emevilere karşı bir isyan başlatmış Mardin ve yöresindeki insanlar ve bunların başındaki insanlara da "El Mahallemi eş Şeybani" denilmiştir.Yani burada anlayacağımız Mahallemi kelimesi en eski tanımlaması Emeviler döneminde önümüze çıkıyor.Onun haricinde bizim yöredeki insanlar yani Mahallemilerin kendileri anlattıkları çok meşhur bir hikaye var,bu hikayenin tarihi bakımından şu ana kadar ben şahsen henüz tarihi açıdan tespit edemedim,ama nerde Mahallemi varsa bu hikayeyi anlatıyor,yani meşhur bir kavildir,oda şöyle;meşhur Beni Hilal kabilesi diye bir kabile var,bu Beni hilal kabilesi Mardin ve yöresinden geçerken 100 hanelik veyahut 100 kişilik bir grup arkada kalıyor ve gerisi devam ediyor,göç etmeğe devam ediyor.Mahalle"miyé" de o mahallede 100 kişi var anlamına gelen bir anlam izafe ediliyor,ama biz tarihe baktığımız zaman,bu hikayenin biraz insanlar tarafından hoş bir hikaye olduğundan dolayı dilden dile aktarıldığını tahmin ediyorum,çünkü elimizdeki kaynaklar,İslami kaynaklar ve İslami olmayan kaynaklar  dahil Mardin ve yöresinde HZ. İsa’dan 800 yıl önceden  bile Arapların yaşadığı bilgisi mevcut.Bu Araplar kimlerdir yani nerden gelme,bizim elimizdeki bilgiler özellikle Beni-Bekr ve Beni-Tağlib dediğimiz iki kabilenin bu bölgede Hz. İsa’dan 800 yıl önce buraya yerleştiğine dair bilgi var,yani İslam gelmeden önce..Beni-Hilal olayı veya Beni-Hilal meselesi İslam’dan sonra olan bir olaydır,Hatta İncil'de bugün bildiğimiz tahrif edilmiş İncilde Ahdi Atik bölümünde yani Tevrat ve Zebur bölümünde,Tevrat bölümünde özellikle bu bölgede yaşayan Araplardan bahsediyor.Roma yazılarında ve Süryani krallığı döneminde yaşanmış olanlarla ilgili bilgiler Arapların milattan 800 yıl önce Mardin ve civarında  yaşadıklarına dair bilgiler içermektedir ve bu kabilelerin Beni Bekr ve Beni Tağlib Kabileleri olduğu önümüze çıkıyor.Özellikle bugün bildiğimiz Diyarbekir;Diyarı Bekir yani Bekirlerin diyarı,Bekirlerin yurdu, bu Beni-Bekr bin Vail dediğimiz kabile,Beni-Tağlib'te Beni-Vail’dendir, ikisi aynı kabileden,sonuç itibariyle Beni Rabia'ya kadar gidiyor.Beni-Rebia Arap toplumunda bilinen,hatta Beni-Bekr ve Beni Tağlib'te iyi bilinen topluluklardır.İslam’dan önce de bu bölgelerde bir nevi bir krallık bir devlet oluşturmuşlar zamanında Lahım oğulları dediğimiz bir devlet oluşturulmuş ve bu dönemde Beni-Bekr ve Beni-Tağlib kabileleri Halep'ten tutun Musul’a kadar ki bölgede yaşamış olan bir kabiledir.Bizlerin yani Mahallemilerin Mahallemi ismi geçen şahısların tarihte arkasında bir Nisbe daha görüyoruz o da "Eş-şeybani" kelimesi çıkıyor karşımıza.Bu Eş-şeybanide beni Şeybe'den geliyor,Beni Şeybe Beni Bekrin bir koludur yani Bekir oğulları tabiri caizse,bu bölgede yaşamış insanlar tarih boyunca yaşamışlardır ve hala yaşamaktadırlar.benimde görüşüm özellikle bu Mahallemi ve Mahallem kelimesi o döneme rastladığına dair daha güçlü , tarihi be bilimsel açıdan doğrulayabileceğimiz bir bilgidir şu anda.İlerde önümüze başka bilgiler çıkarsa onları da inşallah paylaşırız.

2-Mahallemi mi? yoksa Mardin Arapları mı? fark var mı varsa kısaca  açıklarmısınız?

Şimdi sadece Mardin yöresindeki Araplar değil,aynı zamanda Siirtte’ki Araplar ve Musul’daki Araplar ve Beni-Tağlip veyahut Beni-Bekr’den gelme Araplar  ise zaten lehçe bakımından aynı lehçeye sahiptirler.Yalnız tarihi süreçte sadece Beni Bekr ve beni Tağlip bu bölgede yaşamış değil,göç sadece Araplarda değil,yani şu anda bizim Türkiye’de yaşayan Türkler en büyük topluluktur.Onlarda göç etmiş bir topluluktur,onlar da orta Asya’dan geldiler,yani bizim ifade etmek istediğimiz şu;bildiğimiz göç tarihinde,Mardin Arapları Türkler’den de Kürtlerden de burada yaşayan topluluktu ve bu Beni Bekr ve Beni Tağlip burada yaşayan en büyük Kabileler idi.Onun haricinde karşımıza Beni-Tay çıkıyor.Başka bir örnek olarak özellikle İslam devleti Hazreti Ömer döneminde kurulduktan sonra,elbette ki farklı kabilelerde bu bölgeye yerleşmişlerdir,bu bölgeye göç etmişlerdir.Hatta peygamber efendimiz(s.a.s)’in  sülalesinden kabul ettiğimiz Seyyit’lerde bu bölgelere gelip yerleşmişlerdir.hatta bölge çok güvenli bir bölge olduğundan dolayı,bu bölgeye çok Seyit yerleşmiş ve halk onlara sahip çıkmıştır.Bu anlamda yani hangi köylünün(Mardin ve ilçe köyleri),hangi kabileden geldiğini söylemek yüzde yüz çok zor,kesin bilgi ifade etmek mümkün değil ama beni-Rabia’dan gelen Beni-Tağlip ve Beni-Şeybe’nin bu bölgede yoğunlukta yaşayan iki kabile olduğunu söyleyebiliriz.Onun haricinde,dile baktığımız zaman yani bir Mardinlinin lehçesiyle örneğin bir Midyatlının lehçesi arasında ufak tefek farklılıklar vardır.bu farklılıklar acaba farklı kabilelerden mi geliyor,yoksa zaman içerisinde olabilir ya bir bölgede bir kelimeyi özellikle çok kullanır başka bir bölgede de unutur başka bir kelimeyi çok kullanır,acaba öylemidir? Onu Tarihi özellikle  Filolojik dil bilimcisi olarak araştırmak gerekir ama gramere baktığımız zaman yani Mardinli Arap’la Midyatlı Arapveyahut,Ömerli’li Arap veya Savur’lulu Arap hepsi aynı grameri kullanır.Gramer tamamıyla aynıdır arada bir fark yok,sadece kelime farklılıkları mevcut.örneğin;Evvelki gün Rışmıl(Yeşilli’li) bir kardeşimizle karşılaştım,konuşma kelimesini kullanırken “geri” kelimesini kullanıyorlar, “bı eyş tıgri” yani “neyce konuşuyorsun”..Mesela ben Cevzeliyim,biz “geri” kelimesini kullanmayız,biz daha fazla “nédım” kelimesini kullanırız “beyş ıt nédım”,Mardinli “beyş tıhki” der,hepsi de güzel kelimelerdir,Fasih kelimelerdir,Arapçanın aslı vardır,Usul bakımından,gramer bakımından aynıdır,ama farklı kelimeler kullanılıyor,bu farklı kelimelerin acaba farklı kabile ve farklı bir tarihi süreçten mi geliyor,yoksa yöreden yöreye bazı kelimeleri kullanmışlar,bazılarını unutmuşlar mı? Onu tam tespit edemedik.(1.Bölümün sonu,Röportajın Devamı 2. bölümde)
Uyarı:Bu röportaj kaynak göstermeden yayınlanamaz !
www.mahallemi.net